Endüstriyel Futbol

Futbolun Kanayan Yarası Endüstrileşme

Futbolun Günümüzde ki En Büyük Sorunu Endüstrileşme.

Endüstriyel Futbol Nedir?

Endüstriyel futbol terimi son yıllarda sıkça duyduğumuz bir terim. Bu terim futbol severlerin hayatına 100 Milyon € bedelle gerçekleşen Gareth Bale transferi sayesinde girmiştir. Endüstriyel futbol en kısa açıklamasıyla insanların kulüplere olan duygularını ticari kaygıya dönüştürerek futbolun ticari pazar haline gelmesidir.

Dünya’daki ilk futbol kulübü olan Sheffield’in kurulmasıyla organize bir hareket haline gelen futbolda ilk lig 1884 yılında, Home Championship adlı turnuvada ortaya çıkmıştır ve artık daha da takip edilen bir spor olmuştur. 2000’li yılların başarından itibaren ticari kaygıların öne çıktığı bir pazar haline gelmiştir. Kulüplerin yeni gelirler sağlamak amacıyla lisanslı ürünler çıkarması, yeni stadyumlar inşa etmesi futbolu endüstriyel hale getirmiştir. Ancak futbolun bu kadar ticari bir alana dönüşmesinin asıl nedeni özel televizyon şirketlerinin birbirleriyle olan rekabetleri sonucu yayın hakları gelirlerinin dudak uçuklatan seviyeye yükselmesi futbolun bu hale gelmesine neden olmuştur.

İşte endüstriyel futbol ve 4 ana maddede tüm detayları…

1) Futbol Ticari Bir Pazar Haline Geldi!

Dünya’nın globalleşmesi ile birlikte bir spor dalı olan futbol yavaş yavaş bu özelliğini kaybetmekte. Futbol artık sadece bir spor dalı değil artık sadece ticari kaygıların olduğu bir pazar. 3.5 Milyardan fazla insanın ilgisi olan futbol artık sahada oynanan bir spor dalı değil maalesef ki. Büyük büyük şirketlerin, markaların ticari pazarı haline gelen futbol kulüpleri artık bu markaların 3,5 milyar kişiye ulaşmak için kullandığı sadece birer aracı durumuna geldiler.

Endüstriyel futbol uzun yıllar boyunca atılan stratejik adımlar sonucunda ortaya çıkmıştır. Futbolun ulus devletlerin temsil aracı haline gelmesi, ülke iktidarlarının futbola karışması, büyük kapasiteye sahip stadyumların inşa edilmesi, futbola bağlı olarak oluşan yeni endüstrilerin (spor malzemesi üreticileri ve bahis sektörü) futbolu kazanç aracı haline getirmesi futbolu günümüzdeki haline getirmiştir. Dünya çapında 200 Milyar Dolarlık bir ciroya ulaşan futbol endüstrisi artık sadece sahada oynanan bir oyun olmaktan çıkmış büyük firmalar rekabet ettiği ticari bir pazar haline gelmiştir.

2) Kazanılan Büyük Paralar Kulüpleri ve Futbolcuları Değiştirdi!

Futbolun sportif bir alan olmaktan endüstriyel futbol alanına dönüşmesi sürecinde hem kulüpler hem de futbolcular değişim geçirdiler. Futbol kulüplerinin kazandığı büyük meblağlar onları bir futbol kulübü olmaktan çıkarmış ve kazanç kapısı haline gelmiş birer ekonomik örgüt haline getirmiştir. Taraftarlar artık kulüpler için müşteri haline gelirken sadece para kazanma aracı olarak görülen kişiler oldular.Futbolun değişim sürecini stadyumlardan da anlayabiliriz. Eskiden küçük, butik ve nostaljik olan; çamur zemini olan futbolun evleri artık 100.000 kişiyi ağırlayan birer arenalara dönüştü.

Futbol endüstriyel bir hale dönüşmesi sürecinde değişim geçiren bir diğer grup ise futbolcular oldu. Önceleri çok cüzi bir miktar karşılığında futbol oynayan ve futboldan zevk alan futbolcular artık futbolu sadece para kazanma aracı olarak görüyorlar. Oynadıkları kulüplere aidiyet hisseden kulüpleri evleri olarak futbolcular gitti, parasını alıp çekip giden kulüpleriyle hiçbir bağı olmayan futbolcular geldi. Daha önceleri birer idol birer örnek olan futbolcular artık sadece futbolun içindeki birer ikon.

3) Değişime Direnen Veya Değişime Ayak Uyduramayan Kulüpler Battı!

Futbolun ticari bir pazar haline dönüşmesiyle futbol kulüpleri üç farklı gruba ayrıldı; bunlar endüstriyelleşmeye direnenler, endüstriyelleşmeye ayak uyduramayanlar ve tam anlamıyla endüstrileşen kulüpler…

Bazı futbol kulüpleri bu endüstriyelleşmeye direnerek farklı bir çizgide yer almışlardır. Bu kulüpler arasında en çok öne çıkan isimler B. Dortmund, Livorno, Liverpool, West Ham United ve St. Etienne’dir. Bu bir elin parmağını geçmeyen kulüpler futbolda ki endüstriyelleşmeye direnerek taraftarlarını müşteri olarak görmeyen halkın desteğini alan kulüpler. Bu kulüplerin birçoğunun ortak özelliği ise işçi sınıfı tarafından kurulan kulüpler olması. Bu kulüpler bu destekler sayesinde endüstriyel futbol karşısında yer alan kulüpler olmuşlardır.

Endüstriyelleşmeye ayak uyduramayan kulüpler ise kazanılan büyük paraları planlı şekilde harcamamış ve birçoğu batmış, yüzlercesi de batmanın eşiğinde olan kulüpler.

Bir diğer grupta yer alan kulüpler ise futbolun ticari pazar haline gelişini kendi avantajlarına çevirerek büyük paralar kazanmış ve bu paraları olumlu ve planlı kullanarak çok büyük kulüpler haline gelmişlerdir. (Real Madrid, Barcelona, Juventus, Manchester City, M.United, Bayern Münih)

4) Kazanılan Büyük Gelirlerin Kontrol ve Denetimi

Futbol kulüplerinin bu denli büyük paralar kazanması ve bu paraları planlı bir şekilde harcamaması futbol dünyasına yeni bir terim dahil olmasına neden oldu. ‘‘ Finansal Fair Play’’

Futbol kulüplerinde ki gelirlerin artması ve bu gelirlere bağlı olarak yapılan büyük harcamalar kulüplerin gelir giderlerinin denetim altına alınması zorunluluğunu getirdi. Futbolun Avrupa’da ki yöneticisi ve Dünya genelinde ki yöneticisi FIFA kulüpleri denetim altına almak zorunda kalmıştır.

Gelirlerin iyi bir şekilde değerlendirilememesi ve gelir beklentisiyle yapılan büyük harcamalar kulüpleri batmanın eşiğine getirmiştir. Kulüplerin kötü gidişatı sonrası futbolda söz sahibi olan UEFA ve FIFA kulüplerin denetiminin yapılması amacıyla Finansal Fair Play kurullarını oluşturdu. Kulüplerin gelirleri, giderleri, sponsorluk ilişkileri ve menajer ilişkileri bu kurullar tarafında denetlenmeye başlanmıştır. Kulüpler bu kurulların belirlediği FFP limitlerine uymamaları halinde para cezaları, puan silme cezaları, transfer yasakları gibi caydırıcı cezalarla karşı karşıya geliyor.

Endüstriyel futbol gelecekte nasıl bir hal alır bilinmez ama taraftarların futboldan uzaklaşmaları çok uzak değildir. Çünkü futbol aidiyetle, bağlılıkla aile ortamının sağlanmasıyla daha güzel ve daha çok zevk veren bir spor.Yazımızı endüstriyel futbolun en büyük düşmanı olan Metin Kurt’un sözleriyle bitirelim;

‘‘ Futbol borsada değil arsada güzeldir.’’

Bir Yorum Yazın